Ana Yemek etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Ana Yemek etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

18 Ocak 2013 Cuma

Tarif No:41 Reyhanlı Kremalı Mantarlı Spagetti

Makarna, makarna. Hergün sofraya konsa yenebilecek, binbir çeşit sosla soğuk sıcak servis edilebilecek bir nimet adeta. Bu kadar kalorili olmasa ne olurdu sanki? Bazen kendimizi şımartmakta zarar yok ama. Bugün de öyle günlerden birgün işte. Diyete ara verelim diyenlere...
Bu sosun lezzetini veren şey kesinlikle mantar ve krema ikilisi. O yüzden içine bir dolu malzeme koyup bu ikiliye haksızlık etmek istemiyorum. Sadece kokusunu sevdigimden bir parça kuru reyhan veya tarhun ile makarnaya boyut atlattım. Seveceksiniz...

Malzemeler:
1 paket spagetti veya fettucine
1 paket mantar
1/2 tatlı kaşığı kuru reyhan veya tarhun
1 paketten biraz fazla krema
Zeytinyağ
Tuz, karabiber

Yapılışı:
Spagettiyi al dente (dişe gelecek kıvamda) haşlamaya koyuyoruz. Haşlama suyuna yağ koymuyoruz ama tuzunu bolca atıyoruz. Bu esnada yıkayıp doğradığımız mantarları 2 kaşık zeytinyağında derince bir tavada kavuruyoruz. Mantarlar suyunu salıp hafif çekince üzerine kuru reyhanımızı, tuz ve karabiberi ilave ediyoruz. En son kremasını koyuyoruz altını kısıyoruz. Bu esnada spagettimiz pişmiş olmalı. Süzüyoruz ve kesinlikle sudan geçirmiyoruz. Süzülen makarnayı doğrudan kremlı karışımın içine, tavamıza alıyoruz. Burada bir parça daha karıştırdıktan sonra servis ediyoruz. Bir parça makarnanın suyundan bir kenara ayırırsanız iyi olur. Bazen krema kendini çok çekiyor o zaman makarna kuru olabiliyor. Bu durumda haşlama suyundan bir parça soslu makarnaya ilave edebiliriz.
Afiyet olsun.

Tarif No:40 Soya Soslu Nişastalı Tavuk

Herhalde hayat kurtaran yemek diye buna denir. Çin mutfağı lezzetlerini seviyorsanız ve kısıtlı vakitte ne yapsam da hem şık, hem ye beni diyen bir tabak olsa diyorsanız bu tarifi uygulayın. Ben tavuğu artık neredeyse hiç yemiyorum. Hele ki o marketlerden alınan seri üretim tavukları bütün olarak haşlama işi benim mutfağımdan çıktı. Ancak parça tavuğu bir takım muamelelere tabi tutarsam yiyebiliyorum. Bu da oyle bir muamelenin hikayesi olacak. :) Bu tavuğu yanında buharda haşlayacağınız brokoli, karnıbahar, havuç, kabak, pancar aklınıza hangi sebze geliyorsa onunla servis ederseniz işte o zaman rengarek harika bir tabak ortaya çıkartırsınız. En sevmem diyenin bile aklını başından alırsınız.


Malzemeler:

1 paket tavuk göğüs eti. (kuşbaşı olarak doğranacak)
2 çorba kaşığı mısır nişastası
4 çorba kaşığı kadar soya sosu (arzuya göre arttırabilir, light soya sosu kullanabilirsiniz)
2 çorba kaşığı kadar zeytinyağ

Yapılışı:

Tavukları yıkadıktan sonra derince bir kaba alıyoruz. Üzerine nişasta ve soya sosunu ekleyip karıştırıyouz. Yarım saat kadar buzdolabında dinlendiriyoruz bu sırada sebzelerimizi hazırlıyoruz. Pişmeye koyuyoruz. Tavuk marine olduktan sonra kızgın tavaya zeytinyağını koyup tavukları pişiriyoruz. Hafif kahverengileşmesini bekliyoruz ama çok da tutmuyoruz çünkü kuru oluyorlar. Tavuklar piştikten sonra yanında haşlanmış sebze ile servis ediyoruz. Dilerseniz haşlanmış sebzenizin üzerine sarımsak, limon, zeytinyağı sosu yağabilir, çörek otu, susam ya da keten tohumu serperek servisinizi daha süslü hale getirebilirsiniz.
Afiyet olsun.

17 Aralık 2012 Pazartesi

Tarif No:37 Bolonez Soslu Lazanya

Biraz da İtalyan olsun. Günlerdir evdeki minik eleman lazanya istiyordu, Garfield misali lazanyaya bayılıyor. Hem yazdan hazırladığımız konserve domateslerini denemek hem de kızın gönlünü yapmak için çarçabuk hazırlanmış bir lazanya tarifi geliyor.  Zaten lazanya şimdilerde haşlanmadan yapılacak şekilde satılıyor. İyiden iyiye kolay oldu bu iş. Ama ben yine de Piyale'nin suda haşlamalık, kenarı motifli :) lazanyasını daha bir seviyorum. Bulunmuyor sanırım artık. Neyse...



Malzemeler
1 kutu Barilla Lazanya
250 gr. kıyma
1 kuru soğan
1 diş sarımsak
1 ufak havuç (rende)
1 avuç kadar kereviz yaprağı veya 1 kereviz sapı (ufak doğranmış)
Yarım kavanoz Domates konservesi, 5-6 taze domates de olabilir
Salça (renk verin diye azıcık)
Tuz
Karabiber
Kaşar Peyniri (rende) (üzeri ve araları için dilerseniz Parmesan da kullanabilirsiniz) Ben kokulu her çeşit peynirden uzak durduğum için düz sade taze kaşar kullanıyorum.

Beşamel Sos için
2 kaşık un
2 kaşık tereyağ
750 ml. kadar süt

Yapılışı
Bir miktar zeytinyağında ufak küpler halinde doğranmış soğan ve sarımsağı kavruyoruz. Üzerine kıymamızı, tuz ve karabiberi ilave edip çeviriyoruz. Salçasını, kereviz ve havucu da ilave edip kısık ateşte sebzeleri yumuşamaya bırakıyoruz. Daha sonra domatesini (rendelenmiş) ilave edip domates suyunu çekene kadar pişiriyoruz.

Bu sırada bir tencerede tereyağ ve unu kavuruyoruz. Üzerine yavaş yavaş süt ilave ediyoruz. Çok koyu olmayacak bir beşamel elde edene kadar süt ilavesine devam ediyoruz. Beşamelimiz kaynamaya başladığında
altını kapatıyoruz.

Fırın kabımızın altına az miktar kıymalı iç malzemeden sürüp üzerine doğrudan bir kat lazanya koyuyoruz. Lazanyaları önceden haşlamadığımız için malzemelerin sıcakken üzerilerine serilmesi önemli yoksa lazanyalar yumuşamayabilir. İlk kat lazanyanın üzerine kıymalı karışım,üzerine beşamel sos, üzerine kaşar peyniri koyup bir kat daha lazanya döşüyoruz. Bu şekilde aynı işlemi iki defa daha tekrarlıyoruz. Yani 3 kıymalı kat olacak. Kabınızın büyüklüğüne göre kat sayısını attırabilirsiniz. Benim kabım 3 tane lazanyayı enlemesine alıyordu.
En son üzerine bir kat lazanya koyup kalan beşamel sosumuzu üst kata yayıyoruz. Üzerine kaşar peyniri rendesi koyup fırın kabını bir streç film ile örtüyoruz. Lazanyayı bir miktar dinlenmeye bırakmakta fayda var. Bu sebeple buzdolabına da kaldırabilirsiniz. Hatta ertesi güne kadar da tutabilirsiniz. Yemeğe hazır olduğunuzda 180 derece fırında peynirler kahverengi olana kadar pişiriyoruz.  Fırından alıp sıcak sıcak servis ediyoruz. Afiyet olsun...

















13 Aralık 2012 Perşembe

Tarif No: 36 Sebzeli Noodle ve Somon Şiş

Biraz da Uzakdoğu'ya uzanalım. Çin mutfağını ama Türk damak tadına uygun olarak çok seviyorum. Özellikle noodle ve tatlı ekşili yemeklerini. Bu akşam çabucacık evdekileri doyurmak için yaptığım tarifi paylaşacağım. Geçenlerde Big Chefs'te yedim somon şiş. Güzeldi ama benimki de çok güzel oldu. Noodle yanına yakışacağını düşündüm. Biraz vitamin, biraz Omega 3. :)


Sebzeli Noodle için;
Malzemeler (4 kişilik)
1 kabak
1 kırmızı biber
1 havuç
4-5 ufak çiçek brokoli
2-3 sap taze soğan
1 paket Egg Noodle
Zeytinyağ
Soya sosu



Somon Şiş için;
Malzemeler
1-2 parça somon (küp küp doğranmış)
1/2 limon kabuğu
Zeytinyağ

Yapılışı
Küp küp kesilmiş somonları 1-2 yemek kaşığ zeytinyağ, yarım limon kabuğu ve tuz ile marine olması için bir kaba koyup bir kenara bırakıyoruz.
Kabak, havuç ve kırmızı biberi şerit şerit doğruyoruz. Brokolileri ufak çiçekler haline getiriyoruz. Taze soğanı iri iri doğruyoruz (4-5 cm). Büyükçe bir tavayı ya da wokunuz varsa woku kızması için ocağın üstüne alıyoruz. Bu sırada bir tencere kaynar suya noodleları atıp ateşi kapatıyoruz, tencerenin kapağını da kapatıp 10 dk. kendi kendilerine sıcak suda yumuşamaları için bırakıyoruz. Bu sırada tavamız kızmış oluyor.Zeytinyağını ekleyip sebzeleri en zor pişenden başlayarak sıra ile tavada ve yüksek ateşte çeviriyoruz. Noodle olana kadar sebzeler de hafif yumuşamış oluyor. Çok pişirmiyoruz zira biraz diri olunca çok daha lezzetli oluyor. En son istediğiniz miktarda soya sosunu ekliyoruz 2-3 çorba kaşığı yeterli olacaktır. Sebzelere ayrıca tuz koymuyoruz soya sosumuz zaten oldukça tuzlu, hatta light soya sosu da kullanabilirsiniz. Pişen noodleları süzüyoruz ve tavadaki sebzelere karıştırıyoruz. Altını kısıp bi 5 dakika kadar kapağı kapalı pişmeye bırakıyoruz. Bu sırada marine olmuş somon küplerini şişlere geçirip kızgın tavada pişirmeye başlayabilirsiniz. Noodle hazır olana kadar balıklarınız pişecektir. Sonra da afiyetle yiyoruz. :)

Tarif No:34 Börecik

Dün akşam Mutfak Ekibi toplandık. Balkanlara uzandık. Anneannesi Boşnak olan Özlem Karacasu bize Börecik yaptı. Esasen börek ama bir çeşit kıtır mantı. Çok lezzetli, yapımı kolay, özellikle çocukların bayılacağı bir tarif. Ben de balkanlardan göçüp gelen bir aileden olduğum için oraların yemeklerini çok severim. Bu da sevilip, sıkça yapılacak yemekler arasında yerini aldı. Size de tavsiye ederim, adı gibi tadı da güzel bu yemeği muhakkak deneyin. Tarifte yufka kullanıyoruz. Özünde açma hamurla yapılıyormuş fakat o zaman daha farklı bir lezzet elde ediliyormuş. Yufka ile çok daha güzel olduğunu söylüyorlar. Diyenlerin yalancısıyım ben. Tarife geçelim mi?


Malzemeler
5 yufka
300 gr kadar kıyma (herbir yufka için 60 gr.)
Zeytinyağ
Tuz
Karabiber
Sarımsak
Yoğurt
Herbir yufka için 1 kaşık tereyağ + 1/2 çay bardağı su
Üzerine yapılacak biberli sos için 2 kaşık tereyağ
Kırmızı biber

Yapılışı
Kıymamızı tuz ve karabiber ile tatlandırıp hazırlıyoruz. Yufkayı tezgaha seriyoruz. Üzerine fırça yardımı ile zeytinyağ sürüyoruz. İki kenardan katlıyoruz. Yufkanın 4 kenarına sık aralıklarla kıyma yerleştiriyoruz.


Ortaya gelene kadar bir ucunu sonra diğer ucunu geniş taraftan sarıyoruz. Böylece iki ince rulo elde ediyoruz. Bu iki ince ruloyu bıçak ile birbirinden ayırıyoruz. Aşağıdaki şema ile ne demek istediğimi daha iyi anlayacaksınız. :)
Daha sonra 2cm. kadar bir kalınlıkta kesiyoruz. Bunları tepsiye yerleştiriyoruz. Tüm yufkalara aynı işlemi yapıyoruz. 5 yufka zorlarsanız 6 yufka da olur bir fırın tepsisini doldurmaya yetiyor.

Tepsi dolduktan sonra 175-180 derece fırına pişmek üzere koyuyoruz. Bu sırada 5 kaşık tereyağını (her bir yufka için 1 kaşık tereyağı) eritiyoruz ve üzerine her bir yufka için yarım çay bardağı su ekliyoruz. Sarımsaklı yoğurdumuzu da hazırlıyoruz. Fırından aldığımız kızarmış böreciklerin üzerine önce yağlı, sulu karışımı döküyoruz. Daha sonra yoğurdumuzu da üzerine döküyoruz. Servis ederken de biberli tereyağı ile servis ediyoruz. Bu harika lezzeti mutlaka ama mutlaka deniyoruz. :) Herkese afiyet olsun.



11 Aralık 2012 Salı

Tarif No 31: Terbiyeli Kereviz

Kereviz de aynı karnabahar gibi talep görme anlamında talihsiz bir sebzedir. Ben her çeşidini severim. Salatasını, zeytinyağlısını. Geçenlerde ilk defa sıcak, kıymalı ve terbiyelisini yedim anne elinden. Yani lezzetini anlatmam mümkün değil. O kadar güzeldi. Mutlaka denemelisiniz, tam da mevsiminde. Kerevizin çok   faydalı bir kök sebze olduğunu da belirtip tarife geçeyim.




Malzemeler
2-3 kereviz
2 havuç
Bir sap kereviz yaprağı
100 gr. kadar kıyma
1 kuru soğan
1 yumurta
1 limon
Zeytinyağ veya dilediğiniz bir sıvı yağ.
Dereotu

Yapılışı
Soğanı küp küp doğruyorsunuz ve kıymayı soğanla yağda kavuruyorsunuz. Küp küp iri doğradığınız kerevizleri, yuvarlak havuçları ve kereviz saplarını tencereye ekliyorsunuz. Tuzunu ve suyunu koyup pişiryorsunuz. Kerevizler pişince üzerine dereotunu ekleyip kapağını kapatıyorsunuz. Bir tarafta 1 yumurta ve limon suyu ile terbiye hazırlıyorsunuz ve hala sıcak olan yemeğinizin içine bu terbiyeyi karıştırıyorsunuz. Bu kadar basit. Afiyet olsun. :)

2 Aralık 2012 Pazar

Tarif No 28: Hamsili Pilav


Eş kontenjanından bir Karadenizlilik benimkisi. Yeryüzünde eşi benzeri zor bulunan bir doğa harikasıdır Karadeniz. Yeşili, oksijeni bol, yemesi içmesi kendine özgü, insanı cana yakın ve hoş sohbet. Karadeniz denince akla Hamsi gelmez de ne gelir. Tatlısından turşusuna kadar bu nimeti öyle bir değerlendiriyor ki Karadenizliler şaşırıp kalıyorsunuz. Benim favorim hamsi tava ve hamsili pilavdır. Kulağına kar suyu kaçtı mı mutlaka yapılıp yenilmelidir. Her yıl Aralık ayında yine Karadenizli olan sevgili Gönül teyzemiz yapar bu yemeği. Tadına da doyum olmaz. Onun sırası daha gelmedi bu yıl ilk ben yaptım, bugün. Akşam yemeğinde afiyetle yedik. Zor gibi gözüken ama çok kolay olan Hamsili Pilavı denemenizi tavsiye ederim.


Malzemeler  (4 kişilik)
750 gr. hamsi (Kılçıkları da ayıklanmış olarak)
1 su bardağı pirinç
2 soğan
1,5 tatlı kaşığı kuş üzümü
1,5 tatlı kaşığı dolmalık fıstık (çam fıstığı)
1 tatlı kaşığından biraz az yenibahar
Bir avuç ince kıyılmış maydanoz
Bir avuç ince kıyılmış dereotu
Tuz
Karabiber
Zeytinyağ  




Yapılışı
1 su bardağı pirinçi kaynar suda bir süre ıslatıyoruz. Bu sırada küp küp doğradığımız soğanları zeytinyağında iyice kavuruyoruz. Üzerine dolmalık fıstık, kuş üzümün,yenibahar, maydanoz, dereotu, tuz ve karabiber ekliyoruz. Pirincimizi yıkadıktan sonra soğanlı karışıma katıp bir süre çeviriyoruz. Normal pilavı 1'e 2 yaparız genelde ama bunu 1'e 1 ölçüsünde pişiriyoruz çünkü fırına girecek ve orada da pirinç pişecek. Dolayısıyla 1 bardak suyu kavrulan pirincin üzerine koyup pişiriyoruz. Önce harlı ateşte, göz göz olunca kısık.Pilav pişerken dayanıklı bir fırın kabına, benim tarifimde 24 cm.lik ufak bir kap bu (4 kişi için yeterli), hamsilerimizi diziyoruz. Önce tabana çiçek gibi, daha sonra kabın kenarlarına diklemesine bir sıra. Hamsiler açık olarak dizilecek unutmuyoruz. Bu arada fırın kabının altını yağlamayı da unutmayın. Dha sonra pişen pilavı fırın kabına aktarıyoruz. Kenarlara dizdiğimiz hamsileri içeri doğru katlıyoruz ve üzerine kalan hamsileri yerleştiriyoruz. Hamsileri sık sık dizin çünkü pişince çekiyorlar. 180 derece fırında hamsiler kızarana ya da pişene kadar pişiriyoruz. Afiyet olsun. ,

29 Mayıs 2012 Salı

Tarif No 15: Deniz Ürünlü Paella- Bir İspanyol Mutfağı Klasiği

Dünya mutfaklarına adım atmışken harika bir İspanyol yemeği olan Paella'dan (Paeya okunuyor) bahsetmeden geçmek olmazdı. Paella, Valencia kökenli bir çeşit safranlı pilav denebilir. İçine hertürlü malzeme konularak yapılabiliyor. Deniz ürünleri, et, tavuk, her çeşit sebze gibi. Ne kadar çok malzeme o kadar çok lezzet diyor İspanyollar. Bu yemek adını içinde pişirildiği özel bir tavadan alıyor. O kadar lezzetli oluyor ki bence İtalyanların vıcık vıcık risottoları bu yemeğin yanında sönük kalıyor. Tarifi, bizim için, mutfakta denemeler yapmaktan hiçbir zaman vazgeçmeyen arkadaşım Çağla denedi. Kaleme de o aldı. Fotoğraf da ondan. Anlayacağınız bu tarifte benden hiçbirşey yok. :) İşte Çağla'nın ağzından Paella tarifi. :) Ellerine sağlık...


Malzemeler:

1 küçük fener balığı
½ kg karides
300 gr temizlenmiş kalamar
250 gr iç midye
5-6 jumbo karides
6-7 diş sarımsak
½ kg kesilmiş domates(hazır da kullanılabilinir)
2 bardak pirinç
4-4,5 bardak su
1-2 kırmızı biber(jülyen doğranmış)
2 tatlı kaşığı safran
Tuz

Hazırlık:
-          Fileto yapılmıs fener balığını kuşbaşı doğrayın ,etleri, kafasını  ve kemikleri ölçülü pilav suyunda safranı ilave ederek kaynatın.
-           Pirinçi sıcak su ile ıslatın
-          Midyeleri temizleyip 1-2 dakika (su kaynadıktan sonra) haşlayın. (Not: 1-2 dakikayı geçerse kayış gibi oluyor)
-          Karidesleri ayıklayın,yıkayın ve mutlaka kurumalarını sağlayın.
-          Kalamarı yıkayın, kurulayın.
-          Sarımsakları ezin.
-          Haşlanmış fener balıklarını ayırın suyu süzgeçten geçirin

Yapım:
Evinizdeki en büyük ve altı kalın tepsiyi kullanın. İçine sıvı yağ koyun ve karidesleri 5 dakika kızartın, yağdan alın. Aynı yağda fener balıklarını 2 dakika kavurun, çıkartın. Yine aynı yağa kalamarları atın 5 dakika çevirin çıkartın. Sarımsakları atın, kırmızı biberlerle ve domatesle çevirin.  Ölçülü suyu koyup tuz ekleyin. Su kaynayınca yıkanmış pirinci koyun, midyeleri kalamarı ve küçük karidesleri koyup bir karıştırın. Üzerine jumbo karidesleri dizin. Tepsinizin ağzını kapatın ve kısık ateşte 20-25 dakika pişirin. Altını kapattıktan sonra 20-25 dakika demlensin.
Not: Yağ azalırsa arada ekleyebilirsiniz.

Tarif No 14: Pelmeni- Bir Rus Mutfağı Klasiği

Gelinler Ukraynalı, Kazakistanlı olunca Rus Mutfağından da bir tarif paylaşmak şart oldu. Pelmeni bir çeşit mantı. Temel olarak bizim Türk mantısına benzemekle birlikte lezzet çok farklı. Yapımı aynı Türk Mantısı gibi bol zahmetli, yemesi ise 10 dakika. Kardeşimin eşi Elena ve arkadaşımızın eşi Asel bir Pazar günü neşesi olarak bize Pelmini yapmayı göstereceklerdi. Bir fire verdik. Yemeği sadece Asel ile hazırladık. Yapımında biz de emek harcadık. :) İşte tarifi, denemekten çekinmeyin...
Malzemeler: (100 adet için yeterli)
Hamuru:
2,5 - 3 su bardağı (1 bardak =250 ml.) un, eksik veya fazla olabilir, siz ayarlacaksınız
2 yumurta
1/2 bardak kaynamış ılıtılmış su
tuz

Püf Noktası: Tüm malzemelerin aynı sıcaklıkta olması gerekiyor. Dolayısıyla yumurtaları oda sıcaklığında kullanmalısınız. Tuzu ılık suyun içine önceden karıştırın. 

Malzemeleri karıştırıyoruz. Elastic ama ele yapışmayacak bir kıvama gelene kadar hamuru yoğuruyoruz ve 20-30 dakika kadar dinlenmeye bırakıyoruz.
İç Malzemesi:
150 gr. dana kıyma
150 gr. kuzu kıyma
2-3 soğan
maydanoz
dereotu
tuz, karabiber
az miktarda su

Malzemeyi karıştırıyoruz. Dereotu ve maydonuzu ince ince kıymaya özen gösteriyoruz.


Hazırlanışı: Dinlenmiş hamuru 2 mm. kalınlığında oklava ile açıyoruz.
Bir rakı bardağı yardımıyla açtığımız hamurdan daireler kesiyoruz.
Herbir dairenin ortasına kıymalı karışımdan koyuyoruz ve yarım ay şeklinde katlıyoruz. Kenarları birbirine yapıştırmak için bir miktar su ile hamurun kenarlarını ıslatıyoruz ki pişerken açılmasın. Kenarların birbirine yapıştığına dikkat ediyoruz.
 
Yarım ay şeklindeki kapattığımız hamuru iki ucundan kıvırarak uçları birleştiriyoruz.
 
Kapattığımız pelminileri bir tepsiye diziyoruz. Üzerlerine un serpiştiriyoruz.


Kapatma işlemi tamamlandıktan sonra bir tencerede bir soğanı, 1 büyük domates ve biraz salça ile kavuruyoruz. Dilerseniz sebzeli çeşni ile tadlandırabilirsiniz.


Karışım pişince kaynar su ilave ediyoruz ve pelmenileri kaynar suya atıyoruz. 10-15 dakika kadar (piştiklerinde hepsi yüzeye çıkacaklar) pişiriyoruz.
Derin bir çorba kasesinde dilerseniz sulu dilerseniz daha az sulu olarak servis yapıyoruz. Üzerine sarımsaklı yoğurt dışında istediğiniz baharatı koyarak servis yapıyoruz.


Klasik pelmini tarifinde pelminiler sade suda pişirilip aynı Türk Mantısı gibi servis ediliyor. Ama Asel'in bu tarifi Türk Mantısından farklılık gösterdiği için bence çok daha değişik ve güzel oldu.

Hepinize afiyet olsun.


21 Kasım 2011 Pazartesi

Tarif No:1 - İçli Köfte

İlk tarifimiz ne olsun, ne olsun diye düşünüp dururken hepimizin aklına mutfak ekibimizden sevgili Pınar'ın annesinin yaptığı içli köfteler geldi. Yemesi kolay, yapması zahmetli bu harika yemek, blogumuzun ilk tarifi. Öncelikle İçli Köfte nedir ne değildir hakkında bir iki şey yazmak isterim zira insan yediğinin ne olduğunu bilmeli diye düşünüyorum. İçli köfte aslen Arap mutfağına ait bir yemekmiş ve orginal adı "Kibbe" imiş. Türkiye'de Kahramanmaraş, Mardin, Diyarbakır, Hatay, Gaziantep ve Adana yörelerinde yapılmakta imiş.İki tür pişirme tekniği mevcut, haşlama veya kızartma. Biz haşlama yaptık. Hem daha hafif, hem daha sağlıklı ve bence çok daha lezzetli. Gelelim tarife.
Malzemeler:
Dışı için:

2 su bardağı köftelik bulgur
1/2 su bardağı irmik
1 yumurta
1 kaşık un
İçi için:
1/2 kilo kıyma
3 orta boy soğan
1 tatlı kaşığı biber salçası
1/2 tatlı kaşığı domates salçası
Maydanoz
Kırmızı pul biber
Tuz
Üzeri için:
Tereyağ
Kırmızı biber


Genişce bir kaba bulgur, irmik ve tuzu koyuyoruz. Üzerine bire bir bulgur ölçüsünde kaynar su ilave ediyoruz. Yani 2 bardak. Üzerini örtüyoruz ve 15 dakika kadar bulgurlu karışımın şişmesini bekliyoruz. Bu sırada içini hazırlayabiliriz. 3 soğanı ince ince kıyıyoruz. Sıvı yağda öldürüyoruz, kıymayı ekliyoruz, kavuruyoruz. Kıymanın rengi döndükten sonra salçayı, tuzunu ve kırmızı pul biberi koyuyoruz. Kavurma işlemi tamamlandıktan sonra üzerine kıyılmış maydonuzu ilave ediyoruz. İçimiz hazır. Gelelim dışa. 15 dakika geçti, bulgur şişti. Bu aşamadan sonrası bayağı zor, itiraf ediyorum. Bulgura, unu, yumurtayı ilave ediyoruz. Ve yoğurmaya başlıyoruz. Çok yumuşak olmayan bir hamur haline gelene kadar yoğuruyoruz. Yoğurma işlemi tamamlandıktan sonra elimize cevizden biraz buyuk parçalar alıp yuvarlıyoruz. İşaret parmağımız ile yuvarlağa açtığımız deliği kenarlarını inceltecek şekilde genişletiyoruz. Mümkün olduğu kadar ince açmaya çalışın çünkü öteki türlü çok kalın bir dış yüzey oluyor. Bu açma işlemini yaparken elinizi surekli ıslatmayı unutmayın yoksa karışım yarılıyor bir daha da toparlanamıyor.Tecrübe ile defalarca sabit.

Yeterli incelikte içini oyduğunuz bulgurlu karışımın içine kıymalı karışımdan koyup yine aynı teknik ile, elimizi ıslatarak kapamayı yapıyoruz. Böyle böyle yaklaşık 30 tane içli köfteyi hazırlıyoruz. 30 ideal incelikte açıldığında elde ediliyor, biz bu ölçülerden sanırım 20 tane ancak çıkartabildik. :)
Geldik pişirmesine.Bir tencerede suyu kaynatıyoruz. İçine yeter miktarda tuz ilave ediyoruz. İçli köftelerimizi içine bırakıyoruz. Köfteler dibe batacak, yüzeye çıktığında ise anlayacağız ki köftelerimiz pişmiş.
Üzerine tereyağlı biberli karışım hazırlayıp dökerek servis yapıyoruz. Valla afiyet olsun. Biz yaptık, yedik, bize afiyet oldu.